Don't talk to strangers
nevver:

OK

baynijinski:

etrafta o kadar güzel adamlar var ki, sayıları fazla değil ama o kadar güzeller ki içiniz gider. onları hepiniz çok üzdünüz. hepsine taşınması zor dertler yüklediniz. çünkü onlar taşırlardı. onlar zaman boyu taşımışlardı, bilmiştiniz, böyle öğretildiniz. hep onları misal gösterdiler size. dediler…

Selfie çılgınlığı burda son bulmalı. Çünkü şunun üzerine çıkacak başka bir şey yok.

Selfie çılgınlığı burda son bulmalı. Çünkü şunun üzerine çıkacak başka bir şey yok.

fuckyouverymuch:

We pull the plug.

fuckyouverymuch:

We pull the plug.

nevver:

Sneeze the day
nevver:

Should you go out tonight?
Amentümünü

Ben hep durmak değildim inan

Önceden yürümektim baştan aşağı

Gitme kaldım, git artık sonradan oldum

Hep yenilmek değildim

Yenmektim bir zamanlar.

Bir deniz vardı

Balıklar vardı onda

Ama musluk yoktu sonradan taktılar ona

Ateşi sularsın, ölür

Adamı bıçaklarsın, ölür

Babayı işten atarsın, ölür

Çay biter bardak ölür

Kuraldır aşk hep ölür

Balıklar gider deniz ölür

Öldürmez ama yaralar bu musluk bu denizi

Ey bu deniz dur durul biraz

Bir ırmak var onu sana ben çağırdım

Yolda

Gelip sana dökecek içindeki çocuğu

İçindeki o upuzun çocuğu.

Ben bu dünyaya akşam üstü bir kaldırımın kenarında oturuyorken tek başıma inandım. Çok fazla çocuktum. Çok büyüktü o zaman caddeler. Çocuktum ve karşıdan karşıya bir eli tutmadan geçmek icat edilmemişti. Niye bilmiyorum birden küçük göğsümün içindeki o büyük tanrıya küfrettim. Düştüm sonra. Eve dönene kadar içimdeki o uçuruma düştüm. Ev yoktur. Eve dönmek diye bir yerdir vardır içimdedir. Yatılıda kaldığım o ilk gece eve dönmeye inandım. O gece babama inandım. Anneme inandım. Abime ve Kız kardeşlerime inandım. Bir gece. Yatakhane. Mustafa dayan. Demir bir ranza. Işıklar sön. Mustafa yan. Anne. Baba. Kardeşler. Mustafa inan. Hepsine çok inandım. Çocuktum sessizdi ve beş kişilikti dinim. Henüz inmemişti Zeliha ve Elanur ayetleri. Eve dönmek kutsal kitabıydı dinimin.

Bende bir sürü Mustafa vardı

Yaşarken hepsini bozdurup yedim

Az biraz kaldı ama o beni

Daha ne kadar yaşatır bilmem

Yakmayın

Beni susun

Her ateş yakar beni küllerimin hiçbir numarası yok

Anka değilim yok bende İbrahimlik.

Gün gelir bir arkadaş eli de bir yumruk olur. Ben bir gün yumruk yerken ayakta durmaya inandım. Çok. ça. ço. cuk. tum. Bahçede yumruk. ça Sınıfta Türk. çe Seçmeli derste İngiliz. celeşirdim. Yarım metre karda altmış çocuğun bir kames topun peşinden koşmasına her akşam kan ter içinde inandım. Gol atmak var olmanın çocukçasıydı. Ekmeğe inandım. Kuru fasulyeye ve pilava büyük kazanlarda hiç inanmadım ama. Sigaralardan en çok Bitlis’e inandım ve duraklarda ara sıra izmaritlere. Kızlar henüz yapılmamıştı. Allah. Melekler. Kitaplar. Resuller. Ahiret günü. Kaza ve Kader. Ve ayakta durmak. Hepsi de aynı anda. Amenna ve saddekna.

Ağaca demişti şair oysa ben

Gittim kalbimi sapladım bir kadına.

İçimde son bir yasa kaldı sadece

Artık beni susar mısınız

Bir soru işareti olsa da yesek

Ey ayakta durmak seni

İmanıma ekledim seni.

Mustafa Çalışkan

Fayrap Dergisi - Sayı: 7

http://musdafa.blogspot.com/2010/02/amentumunu.html